Kayseri’de Tarihi Hipodrom Keşfedildi Hemde Bakın Nerede
Kayseri’nin Battalgazi Mahallesi’nde, uzun yıllardır “Bit Pazarı” olarak kullanılan alanın altında, Roma Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen bir antik hipodrom kalıntısı tespit edildi. Bu heyecan verici keşif, bölgenin tarihi önemini bir kez daha gün yüzüne çıkardı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillendi.

Keşfin Detayları
Konum ve Keşif Süreci: Keşif, Kayseri’nin Beştepeler (Beştepe’ler) mevkiinde, eski şehrin kurulduğu bilinen bölgede gerçekleşti. Alan, haftalık bit pazarı olarak kullanılıyordu. 1950’lerden kalma hava fotoğrafları, tarihi haritalar ve arkeolojik verilerin incelenmesiyle hipodromun varlığı doğrulandı. Kayseri Koruma Bölge Kurulu’nun 7 Ekim 2025 tarihli raporu üzerine, Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameyle bölge koruma altına alındı.
Yapı Özellikleri: Hipodrom, Roma kültürüne özgü yüksek duvarlarla çevrili, at yarışları ve gladyatör dövüşlerinin yapıldığı bir arena olarak tanımlanıyor. Çoğu benzer yapıda yarışlar 7 tur üzerinden düzenlenir; bu, 7 büyük gezegene atıfta bulunur ve askerler arasında kültürel bir simge olarak görülür. Kayseri’deki hipodromun boyutu, Roma’daki devasa örneklerden (250-300 bin kapasite) daha küçük olup, yaklaşık 5 bin kişilik bir nüfusu barındıracak şekilde tasarlanmış olabilir. Yapının tam tarihi net değil, ancak Roma İmparatorluğu’nun Kayseri’yi “Kaseria” olarak entegre ettiği döneme (muhtemelen M.S. 1.-3. yüzyıl) dayandırılıyor.
Tarihi Bağlam: Strabon’un antik kaynaklarında belirtilen Beştepeler, bataklık zemin nedeniyle şehre hâkim bir yerleşim alanı olarak tercih edilmiş. Bu bölge, Kayseri’nin Roma hâkimiyetinde garnizon şehri olmanın ötesinde, kültürel bir merkez olduğunu gösteriyor. Keşif, Akdeniz ve Ege kıyılarına odaklanan Roma yatırımlarının iç kesimlere de yayıldığını kanıtlıyor. Yakınlarda sur kalıntıları ve diğer tarihi unsurlar da bulunuyor, bu da hipodromun çevresinde daha fazla yapının olabileceğini işaret ediyor – örneğin, darphane veya diğer imparatorluk binaları.
Uzman ve Yorumları Görüşleri
Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy, keşfi “oldukça ilginç bir sürpriz” olarak nitelendirdi: “Kayseri, garnizon şehri olarak biliniyordu; bu tür büyük kültürel yapıların deniz kenarlarında olması beklenirdi. Bu bulgu, o anlayışı yıkıyor.” Özsoy, hipodromun kültürel rotalarda yer alacağını, mimarlık ve arkeoloji öğrencileri için “açık hava laboratuvarı” olacağını ekledi.
Tarihçi-yazar Mustafa Cingil ise sosyal medyada paylaştığı yazıda, 19. yüzyıl Fransız ve Alman gezginlerin fotoğrafladığı bu yapının Türkçe kaynaklarda ihmal edildiğini vurguladı. Topoğrafik yapı bile hipodromun varlığını doğruluyor.
Gelecek Etkileri
Koruma ve Turizm: Bölge artık kazı ve restorasyon çalışmaları için hazır. Bit Pazarı’nın taşınması gündemde; bu, alanı turizme açabilir ve Kayseri’nin Roma mirasını zenginleştirebilir.
Benzer Keşifler: Hipodrom, Yunanistan, Kuzey Afrika ve Ege’deki örneklerle karşılaştırılıyor. En büyüğü Roma’daki Circus Maximus.
Bu keşif, Kayseri’nin 2 bin yıllık tarihine yeni bir sayfa ekliyor.