MTA Açıkladı Bu 10 Volkanik Dağa Dikkat
MTA açıkladı Türkiye’de teknik olarak 10 aktif volkan var.Uzmanlara göre “şiddetle püskürecekleri günü sinsice bekliyorlar”

Türkiye’nin Volkanları, başkenti ve büyük şehirleri. Ülke sınırının ötesine uzanan 200 km’lik zon
Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek diğer volkanları göstermektedir.
Sayısız felaket yaşadığımız ülkemiz aslında farkında olmasak bile bir tehlikeyle daha karşı karşıya: volkan patlaması. Nevşehir-Acıgöl gibi aktif ama uykuda olan volkanların bir gün uyanıp patlaması ihtimali her zaman var.
Dünya genelinde yaklaşık 1400 adet aktif volkan bulunmaktadır. Bunlar, son 10.000 yılda püskürdükleri için “aktif” olarak kabul edilmektedir. Bu uzun bir süre gibi görünebilir ancak jeolojik olarak çok yakın geçmiştir. O kadarlık sürede faaliyet göstermiş olmasının, gelecekte yeni faaliyetlerin habercisi olduğunu düşünebiliriz.
Türkiye’de aktif sayılan 10 volkan bulunuyor
Türkiye, aktif olduğunu düşündüğümüz volkanların sadece 10 tanesine ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Nevşehir’de bulunuyor. Uzmanlar Türkiye’deki aktif volkanların uyuyan tipte volkanlar olduğunu ve gelecekte yeniden faaliyet göstererek risk oluşturabileceğini vurguluyor.
Bir volkanın aktif sayılması için son 10.000 yılda patlamış olması yeterli. Buna göre, Türkiye’deki volkanların 10 tanesi teknik olarak aktif. Bunlar şöyle:
Aktif Volkanlar
Yakın geçmişte aktif olduğu bilinen ve hâlâ faaliyet potansiyeli olduğuna inanılan volkanlar.
- Acıgöl-Nevşehir
- Ağrı (Ararat)
- Erciyes Dağı
- Göllü Dağı
- Hasan Dağı
- Karaca Dağ
- Karapınar volkanik alanı
- Kula
- Nemrut Dağı
- Nemrut Dağı
Bazı volkanlar öncesinde hiçbir sinyal vermeden de püskürebiliyor. Bu nedenle yukarıda adı geçen volkanlara karşı sürekli uyanık kalınması uzmanlar tarafından öneriliyor.
Türkiye’de Yanardağların Durumu
Türkiye’de Holosen’de etkin olmuş 13 adet volkan bulunmaktadır. Bunlar Batı Anadolu’da Kula ilçesi
civarında belirli bir alan olarak gözlenirken, Orta ve Doğu Anadolu’da kuzeydoğu-güneybatı yönlü
dizilmişlerdir. Bunlar, Batı Anadolu’da Kula volkanik alanı, Orta Anadolu’da Karapınar volkanik alanı,
Hasan Dağı, Acıgöl-Nevşehir, Göllü Dağ, Erciyes Dağı, Doğu Anadolu’da Karacadağ, Nemrut Dağı,
Süphan Dağı, Girekol Tepe, Tendürek Dağı, Ağrı Dağı ve Kars Volkanik alanı olarak isimledirilmişlerdir.
Türkiye’deki bu volkanizmanın kökeni oldukça karmaşık olup, varsayılan kompleks bir plaka etkileşimi
sistemi, plaka-içi ve yitim zonu prosesleri nedeniyle bütünüyle anlaşılamamıştır. Volkanların
morfolojileri volkanik arazilerdeki küçük konilerden, kalkan tipi volkanlara ve büyük stratovolkanlara
kadar değişiklik gösterir. Magma bileşimi genelde andezitik ve riyolitik özellikler göstermekte olup,
çoğunlukla ortaçtan asidiğe değişir.
Bu volkanlardan üçünde 4’ü tarihsel patlama olmak üzere, altı volkandan 38 Holosen püskürmesi
kaydedilmiştir. Ağrı Dağı’nın 1840’daki Volkanik Patlama İndeksi (VPİ)ne göre 3. derece olarak
nitelenen tarihsel püskürmesi dışında, püskürmelerin büyüklüğü çoğunlukla bilinmemektedir.
Pleyistosen’de iki volkanda büyük patlamalı püskürmeler kaydedilmiştir; kaydedilen en geniş
püskürme 110 bin yılında, Acıgöl-Nevşehir’de Üst Acıgöl Tüfü’nün M 6.2 şiddetli püskürmesidir.
Püskürme büyüklükleri ile ayrıntılı püskürme tarihinin bilinmemesi, Türkiye’nin volkanlarında tehlike
değerlendirmesini zorlaştırmaktadır.
Nemrut Dağı, Holosen’de kaydedilen en büyük püskürmelere sahiptir. 1597 ve 1657’de iki tarihsel
püskürme gerçekleştirmiştir. Diğer tarihsel aktiviteler; Ağrı Dağı’nın 1840 yılında VPİ’nin 3 olduğu
tahmin edilen püskürmesiyle ve Tendürek Dağı’nın 1855 yılındaki püskürmesidir. 1900 yılından beri
de Ağrı Dağı’nda bir hareketlilik olduğu bildirilmektedir.
Ağrı Dağı’nın iki püskürmesinde de yaşam kaybı olduğu bildirilmektedir. Çeşitli kaynaklara göre 1840
püskürmesi, piroklastik akışlardan dolayı yaklaşık 1900 kayıpla sonuçlanmıştır.
Yanardağ ( Volkan ) nedir
Yanardağ ya da diğer bir adıyla volkan, dünyanın katmanlarında yer alan magmaların yeryüzüne çıktığı, genelde şekil olarak koni biçimine benzeyen ve magma maddelerin havaya püskürtülmesini sağlayan, bir ağzı bulunan dağdır.
Dünyanın fizyolojisine bakıldığında, dünyanın çeşitli katmanları bulunmaktadır. Bu katmanların bazılarında radyoaktif elementler ayrışır ve burada çok yüksek derecede bir ısı açığa çıkar. Öyle ki, bu ısı bazen binlerce derece seviyesine çıkabilmektedir. Derin katmanlarda yüksek basınç bulunduğu için, kayaçlar erime işlemine uğrayamazlar ve bu nedenle sıvı hale dönüşemezler. Bu kayaçlar oldukça kızgın haldedir ve yeryüzünün zayıf noktalarından yukarıya doğru çıkmaya başlarlar.
Dünyanın daha üst katmanlarında basınç oranı azalır ve kayaçlar bu nedenle yukarıya doğru çıkarken erimeye başlar. Ve bu kayaçlar yeryüzüne, lavlar halinde çıkmış olur. Bu lavlar, volkanik dağlardan yeryüzüne püskürülmektidir. Yeryüzüne yanardağlardan çıkan lavlar, dünyanın katmanlarını incelemek ve bu katmanlardan bilgi almak için bilim insanlarınca incelenmektedir.
Dünya geneline bakıldığında, yeryüzünde oldukça fazla yanardağ bulunmaktadır. Bu alanlar aynı zamanda, volkanik bölge olarak adlandırılırlar. Bu yanardağların çoğu sönmüşken, yaklaşık 700-800 kadar yanardağ aktif olarak lav püskürmeye devam eder. Fakat bu lav püskürme işlemi, sık sık yaşanan bir eylem değildir. Çok nadir olarak yaşanır. Yaşandığında ise, hayatı felç edebilir. Sönmüş yanardağlar ise, hiç beklenmedik şekilde tekrar aktif hale gelebilme özelliğine sahiptirler. Burada magmanın rolü büyüktür.
Dünyada yer alan etkin yani aktif yanardağların çoğu, dar kuşaklarda toplanmış bulunmaktadır. Buralar volkanik alanlardır. Bu kuşaklar içerisinde, Pasifik Çevresi Kuşağı, en bilinenlerden ve aynı zamanda en tehlikelilerinden biridir. İkinci büyük yanardağ bölgesi ise, Atlas Okyanusu Bölgesidir. Bu bölge, okyanus ortalarındaki ve anakarada yer alan fay bölgelerini içermektedir. Bu okyanus bölgelerinin dışında, bir de volkanik bölge olarak Akdeniz Bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgedeki yanardağlar, Akdeniz çevresinde bulunan kıvrımlı dağların iç bölgelerinde bulunur ve jeolojik yapıdan incelendiğinde, Akdeniz Bölgesinin özelliklerini taşımaktadır.
Anakarada bulunan yanardağların, oldukça görkemli görüntüleri bulunmaktadır. Ama bu görkemli yanardağlar, deniz ve okyanus bölgelerinde yer alan yanardağlarla karşılaştırıldıklarında, görkemlerini kaybetmiş olmaktadırlar. Okyanus ve denizlerde yer alan yanardağların, sadece tepeleri su yüzeyindedir. Bu türden yanardağlara bilinen en iyi örneklerden birisi, Kanarya Adaları’nda bir ada olan tenerife adasndaki “Pice de Teide” yanardağ’dır. Bu volkanın doruk noktası deniz yüzeyinden 3.718 metre yüksekte, dibiyse su yüzeyinden 3000 metre aşağıda yer alır. Bu volkanın toplam yüksekliği, Ankaradaki yanardağlardan oldukça fazladır. Ki Hawai Adalarında yer alan Volkanik dağların, tüm yükseklikleri 9 kilometreyi aşmaktadır. Bu yükseklik ise, yeryüzünün en büyük dağı olan Himalayalar’dan daha fazladır.
Yanardağlar aktif hale geçtikleri zaman, yeryüzüne çok kızgın lavlar iner ve havaya da kül ve toz bulutları dağılır. Bu kül bulutları o kadar şiddetli büyüklükte olabilir ki, dünyadaki hava yolu ulaşımını rahatlıkla aksatabilir. Lavların da çevreye zararları oldukça geniş çaplıdır.